5/12/2009 ·

   3 Aralık Engelliler Günü ile ilgili basın ve yayın organlarında yer alan  haberleri izlerken aklımdan neler geçmedi ki.
   Yıldan yıla yapılan geçiştirme türünden toplantılarda atılan nutuklar, verilen vaatler, dökülen  timsah göz yaşları.Kucaklarda taşınan ortopedik engelliler.Salonlarda yapılan sazlı sözlü eğlenceler.Beni hep şaşırtmıştır. Konulu toplantılara engelli ailelerinden başkası nedense pek katılılan olmaz.Ateş düştüğü yeri yakıyor besbelli.

   Geçen ay içinde Ankara'da yapılan bir şura'da Engelliler Fedarasyonu Başkanını konuşturmadıkları gibi yakışıksız biçimde uzaklaştırmışlardı korumalar oradan.Demek ki meselelerin özüne değinilmesi istenmiyor.

   Meslek hayatım boyunca engellilerin eğitimi ile ilgilenmiş biri olarak bunu net olarak görebiliyorum.Engelli okullarını şehirlerin en uzak yerlerine kurarlar.Merkezde olanlarınıda ilk fırsatta bir bahane ile uzaklaştırırlar.Bunların örneklerini çok gördüm.

   Okullara yapılan yardımların çoğunluğu reklam amaçlı yada suistimale açık yapılmaktadır.Son yıllarda açılan özel eğitim merkezi uygulamaları aslında olumlu kabul edilebilir.Fakat her işte olduğu gibi bu iştede suistimaller yaşanmaktadır.Böyle davrananlar yüzünden korkarım uygulama kaldırılmaz.

   Halkımız halen çok cahildir.Hatalı evlilikler devam ediyor.Önlemler alınmadan her şey Allaha havale ediliyor.Engelli çocuğunu eve kapatıp hiç dışarı çıkarmayıp toplumdan saklayan aileler bile var aramızda.Devlet ise halkı bu konuda eğitmiyor.Engelli bir bebeğin okul öncesi eğitimi için yönlendirme ve destek hizmet verdirmiyor. Çok ilginçtir devlet engelli sayısını  bile net olarak bilmiyor.Özür guruplarındaki birey sayısınıda.

   Gelişmiş ülkelerde engelliler normal okullarda kaynaştırma eğitimi ile eğitildikleri halde bizde her engelliye ulaşılamadığı gibi ulaşılabilinenler ailelerinden uzakta yatılı olarak eğitilmektedirler.

   Toplum olarak engellilere acıma duygusu ile yaklaşılıyor.Bu çok yanlıştır.Her engelli bireye uygun eğitim ve donanım sağlandıktan sonra engeller ortadan kalkmaktadır.Konular çok ama çok uzun.Şimdilik aklıma gelenler bu kadar.

   Asıl engelli olanlar engel koyup çözüm üretmeyenlerdir.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

2/9/2008 ·

   Afrika'da her sabah bir ceylan uyanır.En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini, yoksa ona yem olup 
öleceğini bilir.                                                                          
   Afrika'da her sabah bir aslan uyanır, en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa açlıktan öleceğini 
bilir.
   Aslan yada ceylan olmanızın önemi yok, yeterki her sabah kalktığınızda koşmanız gerektiğini bilin.

Yorum (yok) Yorum yaz!

31/5/2008 ·

 

     Hayatta üç çeşit arkadaş vardır:

       1.Biri ekmek gibidir her zaman ararsın.

       2.Biri ilan gibidir ihtiyacın olduğu zaman ararsın.

       3.Öyle biri vardır ki mikrop gibidir gelir o seni bulur.

  

 

Yorum (1) Yorum yaz!

31/5/2008 ·

 

     Şerefle bitirilmesi gereken en önemli görev HAYATTIR.

      Bu hayatta;

      1.Bir lokma ekmek için ayak öpmeye

 

 

      2.Bir anlık zevk için namus lekelemeye

 

      3.Bir zamanlık mevki için şerefini kirletmeye

      4.Bir günlük menfaat için faziletini kaybetmeye değmez.      

         

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

7/3/2008 ·

 

    Öyle bir ağlasam

    Öyle bir ağlasam çocuklar

    Size hiç gözyaşı kalmasa.

 

    Öyle bir aç kalsam

    Öyle bir aç kalsam çocuklar

    Size hiç açlık kalmasa.

 

    Öyle bir ölsem

    Öyle bir ölsem çocuklar

    Size hiç ölüm kalmasa.

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::